Yunanistan Golden Visa danışmanlığı yapan hemen her ofis, benzer bir soruyla karşılaşır: “Çocuğum 21 yaşına gelince oturma hakkını kaybedecek mi? Bu yüzden mülkü doğrudan onun adına alıp, biz ebeveyn olarak bağımlı statüsünde dahil olabilir miyiz?”
Bu, mantıklı bir endişeden doğan yaratıcı bir fikir. Ama cevap, çoğu ailenin duymak istediği gibi değil. Bu yazıda hem bu fikrin neden çoğu programda işlemediğini hem de aynı endişeyi çözen gerçekten uygulanabilir stratejileri, 2026 yılı güncel yasal mevzuatları (Yunanistan’da 5100/2024 Sayılı Kanun ve 1/2026 Sayılı Genelge) çerçevesinde ele alıyoruz.
Ailelerin Asıl Korkusu: “21 Yaş Duvarı”
Golden Visa programlarının çoğunda çocuklar, ana başvuru sahibine bağımlı (dependent) olarak dahil edilir ve bu hak genellikle çocuk 21 yaşına gelene kadar sürer. Bazı programlarda bu sınır 18, bazılarında ise eğitim durumuna bağlı olarak 24-26’ya kadar uzayabilir. Yunanistan Golden Visa’da program, geleneksel başvurularda yatırımcının 21 yaş altındaki tüm çocuklarını kapsar; öğrencilik durumunda bu zorlu yasal süreçlerle en fazla 24 yaşına kadar uzatılabilir.
Sorun şu: Çocuk bu yaşı geçtiğinde, ailenin yatırımına bağlı oturum hakkı otomatik olarak sona erer. Yunanistan’da 21 yaşını geçen çocuklar, ancak yılda en az 6 ay ülkede fiilen ikamet etme şartıyla ayrı bir “aile yenilemesi” prosedürüyle oturum iznini sürdürebilir yani koşul otomatik devam değil, ek bir yükümlülüktür.
Bu noktada bazı aileler şu soruyu soruyor: “Öyleyse mülkü baştan çocuğun adına alsak, o ana yatırımcı olsa, biz de onun ebeveyni olarak bağımlı statüde kalsak olmaz mı?”
Neden Bu Kurgu Çoğu Programda İşlemiyor?
Burada iki farklı hukuki konuyu birbirine karıştırmamak gerekiyor:
- Mülkün tapuda çocuk adına görünmesi: Bu, medeni hukuk meselesidir ve pek çok ülkede mümkündür. Türk hukukunda dahi 18 yaşından küçük bireyler tek başına tapu alamaz; işlem veli sıfatıyla anne-baba tarafından yürütülür. Ancak reşit olmayan bir çocuğun mal varlığından yüksek tutarlı paraların gayrimenkule dönüştürülmesi veya çocuğun adına bu büyüklükte borç/yükümlülük altına girilmesi durumunda, çocuğun çıkarlarının korunması amacıyla aile mahkemesinden (vesayet makamından) izin alınması yasal bir zorunluluktur. Yani çocuk adına mülk almak teknik olarak mümkün, ama bu işlem velinin hukuki temsili ve mahkeme denetimi altında yürür.
- Golden Visa’da “ana başvuru sahibi” olmak: Bu tamamen ayrı bir göçmenlik hukuku meselesidir ve buradaki şart çok nettir. Yunanistan Golden Visa programında ana başvuru sahibinin 18 yaşından büyük olması zorunlu tutulur. Portekiz’de de yatırımcının 18 yaşında olması ve fon yatırımını bizzat gerçekleştirmesi şart koşulur. Aile bireyleri (eş, 18-21 yaş altı çocuklar, bazı durumlarda ebeveynler) bu ana başvuru sahibine bağımlı olarak dahil edilir, tam tersi değil.
Sonuç olarak: Mülk tapuda çocuğun adına görünse bile, bu durum çocuğu Golden Visa’nın “ana yatırımcısı” yapmaz; başvuru süreci yine reşit bir yetişkin üzerinden yürütülmek zorundadır. Bir küçüğün, ebeveynini kendisine bağımlı gösterecek şekilde ana başvuru sahibi olması, mevcut büyük programların (Yunanistan, Portekiz gibi) hiçbirinde yasal bir yol olarak tanınmıyor.
Peki Aileler “21 Yaş Duvarı” Sorununu Gerçekte Nasıl Yönetiyor?
İyi haber şu: Aynı endişeyi çözen, hukuken sağlam birkaç strateji mevcut.
- Yaş sınırı daha esnek programları tercih etmek: Bazı ülkelerin Golden Visa/yatırım programlarında bağımlı çocuk yaş sınırı 21’in üzerine çıkabiliyor, özellikle çocuk tam zamanlı öğrenciyse. Program seçimi yaparken sadece yatırım tutarına değil, aile birleşimi kurallarına da bakmak gerekir.
- Başvuruyu erken zamanlamak: Çocuk küçükken başlatılan bir başvuru, oturum süresinin büyük kısmını kapsar ve aile, çocuk 21’e yaklaşırken bağımsız statüye geçiş için zaman kazanır.
- Çocuğu bağımsız oturuma veya vatandaşlığa yönlendirmek: Golden Visa’yla yıllarca aile birlikte oturum sahibi olduktan sonra, birçok ülkede çocuk için bağımsız vatandaşlık başvurusu (natüralizasyon, dil şartı, ikamet süresi gibi kriterlerle) mümkün hale gelir. Bu, “21 yaş duvarını” aşan en sağlam yol olarak öne çıkıyor.
- Öğrenci statüsü üzerinden devamlılık sağlamak: Bazı programlarda, tam zamanlı eğitime devam eden ve maddi olarak aileye bağımlı çocuklar için yaş sınırı esnetilebiliyor. Bu, doğrudan üniversite kaydıyla planlanabilecek bir stratejidir.
- Ayrı bir öğrenci/çalışma vizesi hazırlığı yapmak: Aile, çocuk 21’e yaklaşırken paralel olarak bir öğrenci vizesi veya çalışma izni hazırlığı yaparak olası bir geçiş boşluğunu önceden kapatabilir.
Sonuç: Doğru Soru “Çocuk Ana Yatırımcı Olabilir mi?” Değil
Ailelerin gerçek ihtiyacı çocuklarının yetişkinliğe geçerken oturum hakkını kaybetmemesi. Bunun çözümü, sistemi bir “yasal boşluk” gibi çocuğun üzerinden kurgulamak değil; doğru programı seçmek, başvuruyu doğru zamanlamak ve çocuğu bağımsız statüye geçişe erkenden hazırlamaktır.
Golden Visa Solutions olarak, çocuklarınızın küresel geleceğini bugünden en doğru yasal kurguyla teminat altına almak için yanınızdayız. Alanında uzman hukuk ortaklarımızla dosyanızı sıfır riskle yapılandırmak için bizimle hemen iletişime geçebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
18 yaş altı bir çocuk tapu sahibi olabilir mi? Bu yasal mıdır?
Satın alınan mülk kiraya verilerek gelir elde edilebilir mi?
18 yaş altı bir çocuk Yunanistan Golden Visa programında "ana yatırımcı" olabilir mi?
Geleneksel başvurularda çocukların karşılaştığı "21 yaş engeli" (Age-out) nedir?
Çocuklar 21 yaşını geçtiğinde oturum haklarını korumanın bir yolu var mı?
Çocuğun mülk edinmesi sürecinde aile mahkemesi izni neden gereklidir?
Ebeveynlerin paradan çocuk adına mülk alması vergi açısından nasıl değerlendirilir?
Çocuk reşit olduğunda mülk üzerindeki hakları nelerdir?
Bu süreçte profesyonel destek almak neden önemlidir?
Sorularınız için bizimle iletişime geçin.